Sevgi Sitesi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Tüm
İçeriklerimiz

Cezmi Ersöz Sözleri

İnsan bir an geçmişe yenik düşmeye görsün, kırılgansa en dibe kadar gider ve kimse korumaz, tutmaz onu, o düştüğü yerde.

Madem varlığım acı vermiyor sana, madem ki ancak yokluğumda sevgimi hissedebiliyorsun; öyleyse yokluğumla kal, sevgili.

Yanağımdaki gamzeden haberin yokmuş... Hiç güldürmedin ki yüzümü!

Herkesin diline dolanmış mutlu bitmeli aşklar diye. Aşk'ı dilinize doladınız madem, peki bitmeli niye?

Boş yere arama mutluluğu, Aradığın yerde olmayacak. Bulunca ise tadını çıkar, Çünkü hep sende kalmayacak.

Sen artık bir başkasının sevgilisisin. Yalnızca bu cümleyi kurmamak için bile ölmek isterdim.

Başım önde bu aralar..Suçlu olduğumdan değil ! Görülmeye değer hiçbirşey kalmadığından...

Oysa seni bir dine bağlanır gibi değil, kendi özgürlüğümü sever gibi seviyorum.

Ve şimdi asıl olmam gereken yerde, hayata başladığım yerde, kalbindeyim...

İnsan sevince, uçurum kenarında dolaşıyor. Ama büyük yaşıyor sevgili...

İyi kalpli günahkarları aydınlatan bir gece lambası gibisin..Kendi yangınına aşık.

Madem oyun oynuyorduk. hazır sen bu kadar kaptırmışken rolüne kendini. Perdeler kapanmadan son bir kez, hayran bıraksaydın beni kendine. Öyle ki bende alkışlarla uğurlasaydım seni...

Yokluğun, elinin, kokunun, soluğunun değdiği herşeyi dünyanın en değerli hazinesi gibi saklayan, bu yarı deli, bu hayattan kopuk ruhum. Kapat gözlerini ve bana bak. Ben diye ne varsa gördüğün, işte o senin yokluğun.

Bütün felsefe kitapları kendin olma'yı telkin eder. Ancak aydının trajedisi tam da bu noktada her an biraz daha yabancılaştığının farkına varmaktır.

Kendim deyince aklıma o sahipsiz sızı geliyor. Kendim deyince, sen artık yaşama, sen artık duygularını yitirdin, bir daha hiçbir zaman eskisi gibi sevemeyeceksin, diyen o ses geliyor aklıma.

Eski bir kadınsın sen, aşkı öğretmek için tekrar tekrar dirilen.

Biliyorum, konuşucak birşeyimiz yok Ama yinede gözlerini al gel Elindeki yarayı, ...suskunluğunu, acemiliğini Beni biri severse inanmam Seni biri severse utanırsın Bilmediğin bir hastalığa acımak gibi bile olsa gel Biliyorum konuşucak bir şeyimiz yok Ama ızdırabım sende, mutlaka alda gel.

Birini derinden koklamak, eski bir sevgiliye teslim olmaktır.

Ben, yine de vazgeçmedim seni sevmekten. Eskisi gibi değil ama. Biraz buruk, biraz küs, biraz sitemkâr seviyorum artık seni... dudaklarımı ısırıyorum artık adın geçince. Kavga falan çıkarıyorum. Eskisi gibi sakin değilim ama olsun...

Senin için bir şey yapamayışıma, seni bu dünyada yapayalnız, kimsesiz bırakışıma ağlıyorum. Senin için gerçeklik yok, bu hayat, bu hayatın kuralları yok.

Sözcüklerle değil, sevdamızla konuşalım. Anlatalım herşeyi. Sonra söz bitsin. Ölüme kadar yalnızca susalım !

Kendin olmak, başkalarına ait zamanlarda, sürüklenmemek için odandan dışarıya çıkmaman gerekir. Çıktığın andan itibaren sen yoksundur artık.

Geriye dönüp sığınacak bir kendim kalmadı.

Gözlerimde hiç görmediğim Bir yaşam sevinci, Kim o? De yeter, Kimsen olmaya geldim.

Kırk yılda bir gibisin. Öyle eksik öyle hazin öyle paramparça.

Bazen aşk gider. Ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten, Valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın. !

Yara açıktır ve hep içerlere işler. Hayatı senin gibi görmeyenlere anlatsan dinlemezler. Dinleseler inanmazlar. Biz böyle görmüyoruz senin ruhun hasta derler. Kendin gibi birini bulana kadar hastasındır.

sen de ben de biliyorduk, bazı insanlar istese de güzelleşemiyor. Bazı insanlar istese de çirkinleşemiyordu.

Aşk, unutulmuş bir sanat gibi, ağırbaşlı bir çileyle öğreniliyor şimdi.

Kimi sevsem hiç olmadığı kadar yalnızlaşırdı... Kimi sevsem bütün o yanlış hayatım gizlendiği yerden çıkıp gelirdi... Kimi anlamaya çalışsam hayatımın boşluğu çarpardı yüzüme... Kime elimi uzatsam o unutulmuş ömrümle karşılaşırdım.

Ve o da benim gibi eğilip çıkarsın yarasını gizlediği yerden ve o da üstlensin bütün suçları. Tıpkı benim gibi yapsın o da, onu gören yarasını görsün önce. Çünkü o artık benim içimde gizli bir yerde değil, çok açıkta. Artık yüzümde olacak o yara.

Seni unuturum diye yaşamaya başladığım her aşkı, Ben yine seninle aldattım.

Nasıl da unuttuk, kimsesiz odalarda, işte vaktidir kendimizden kopmanın, dediğimiz o sonsuzluk anlarının bizi herkesten ayırdığını...

Masallar çocukken uyuyana kadar, Büyüyünce uyanana kadarmış.

Olmayan bir sevgiliyi inatla beklemek; utandırmaktır aşkı.

Yalnızım... Bunca acı tek bir söze nasıl sığabiliyordu?

Sevgili, öyle yanlış bir yerde ki bu dünya, ben seni en çok karanlıkta kaldığım zamanlar özlüyordum.

Tıpkı İstanbul gibiydin; Sana dokunmak, sana kapılmak, sana tapmak yenilgiyi daha baştan kabul etmekti.

Bir insan hiçbir şeydir, ancak hiçbir şey de bir insan değildir.

Öyle bir tutkuluydun ki hayata başlarken... Şimdiyse küçücük bir çiçek teselli ediyor seni... Aradaki o büyük boşluğun adı, Aşk olsa gerek.

#286

 
© 2015
AŞK