Sevgi Sitesi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Tüm
İçeriklerimiz

Goethe Sözleri

En Güzel Goethe Sözleri Sayfası - Bu sayfamızda sizlere çok güzel Değişik ve Yeni Goethe Sözleri hazırlamaya çalıştık.. Sizde de burada olmayan farklı Kısa Goethe Sözleri varsa aşağıdaki yorum bölümünden gönderin yayınlayalım.. Buyrun johann wolfgang von goethe sözleri;
Akılsızlar hırsızların en zararlılarıdır: Zamanınızı ve neşenizi çalarlar.
Aşk imkansız birçok şeyi mümkün kılar.
Aşk ve sevinç büyük çabaların kanatlarıdır.
Ayrılık aşk bağının yenilenmesi demektir.
Bilgi arttıkça huzursuzluk da artar.
Bir kişinin sözleri önemli değildir; iki yanı da dinlemeli.
Bir şey her şey için her şey bir şey için vardır.
Biz içimizdeki bir çelişkiden kaçamayız; onu dengelemek zorundayız. Başkaları bize karşı gelirse bu bizim değil onların sorunudur.
Büyük yükleri kaldırabilmek için onların ortasını bulmak gerekir.
Çok soruyorsan kötü bilgi almışsın demektir.
Çözümde görev almayanlar problemin bir parçası olurlar.
Deli üfürür bilgi konuşur.
Delilik çoğunlukla başka bir kılığa bürünmüş akıldan başka bir şey değildir.
Dışarıda gereğinden az ya da pek fazla (olunabilir) Ama evde hep ölçü ve amaç (şarttır).
Duvarlaşmış delilikler vardır akıcı delilikler görünmez delilikler! İlki en çok göze çarpar.
Dünya bir hapishanedir.
Dünya güzeldir ama bir şairin gözüyle daha da güzel olur.
Dünyada başkalarının deliliklerinden çıkar sağlamaktan daha kurnazca bir şey olamaz.
En büyük zorluklar onları aramadığımız yerlerden çıkar.
Gönlümüz bize aklımızdan daha yakındır.
Görev içinde bulunduğumuz zamanın bizden istediği şeydir.
Hayatımda yeterince öğrendim ki deliler akıllı insanlardan ancak daha deli olmak için ne gerekiyorsa o kadarını öğrenip kabul ediyorlar.
Hayatın nimetlerinin değerini bize öğreten ancak hayatın zahmetleridir.
Her dedikodu orada olmayan biri hakkında yapılıyorsa inanılmayacak kadar tatlı değil midir?
Her su olan yerde kurbağa yoktur ama kurbağa sesi olan yerde su vardır.
Her türlü gösterişte ölçülü davranmalı buna karşılık iç dünyayı düşünce ve ruhu elden geldiğince yükseltmeli.
İnsan ancak anladığı şeyi duyar.
İnsan ilişkilerin hakiki temeli aslında kişilikte yer alır.
İnsan kendini hiçbir yerde karıncalar gibi kaynaşan kalabalığı yarıp geçtiği zamanki kadar yalnız hissedemez.
İnsan babasına borçlu olduğu saygıyı ancak baba olduğu zaman duyar.
İnsanın bir şeyi öğrenebilmesi için her şeyden önce o şeyi sevmesi gerekir.
İnsanlar önce para kazanmak için sağlıklarını sonra da sağlıklarını korumak için paralarını harcarlar.
Kendi kendimize yardım edersek Tanrı da bize yardım edecektir.
Keyfimin yerinde olduğu yer vatanımdır derler. Bu teselli edici özdeyiş eğer "yararlı olduğum yer vatanımdır" şeklinde olsaydı daha iyi söylenmiş olurdu.
Konuşmak ihtiyaç olabilir ama susmak bir sanattır.
Mükemmel insanların aksayan tarafları daha çok göze batar.
Orta yol herhalde en çok sevdiklerimize karşı güven ver sır saklama konusunda istemeye değerdir.
Öğrencilerin bilmeleri gerektiğinden daha çok şey bilmeyen bir öğretmenden daha korkunç hiçbir şey olamaz.
Öğüdü de işi de herkes kendinde aramalı.
Ölçülülüğü ana ilke kabul eden kimse; kendini hiçbir tekyanlılıkla suçlayamaz.
Ölçülülük katkısız mutluluk kaynağıdır.
Önemli olan hep ölçüdür; yoksa şampanya bile zehirli olabilir.
Ruh hayatı hep yanında taşır yani ölemez.
Samimi olmayı vaad edebilirim; tarafsız olmayı asla.
Sevgi her şeyi birleştirir.
Sevmek inanmak demektir.
Siz kendinize inanın başkaları da size inanacaktır.
Sözler şairin silahlarıdır.
Umutsuzluklarımız hiç beklemediğimiz yerde karşımıza çıkar.
Vatanını tanımayan insanın yabancı ülkeler için bir ölçüsü yoktur.
Zeki adam kendini frenledi mi mutlu oldu demektir.
EDEBİYAT
1- bütün kültürsüz insanların ilgisi malzemeye yöneliktir, işleme tarzına degil.
2-şiir ya mükemmel olmalı yada hiç varolmamalı.
3-her anlatıda en çokta tanımlamacı anlatıda yansıtılacak nesnelerin sırası, birbirine baglanma, aşırılaştırma ve her çeşit ilerlemede öyle açık ve kesin çizilmiş olmalıki dinleyici ve okuyucu zorunlu olarak başka türlü degilde öyle düşünebilmeli.
4-hakiki sanatlı anlatımın didaktik bir amacı olamaz..o cevap vermez, azarlamaz, yanlızca sonuç olarak grüş ve davranışlar geliştirir ve bu yollada aydınlatır ve ögretir.
5-abrtma yapmayan her edebiyat hakikidir ve sürekli derin etki yapan herşeyde abartılmış sayılmaz
ÖZDEYİŞ
1-anektot ve özdeyişler dagarcıgı, görgülü adam için en büyük hazinedir.eger birincilerini yeri geldikçe sohbetlerinde kullanmayı, ikincileride yeri geldikçe hatırlamayı bilirse.
2-bazı bilge sözlerin bulanıklıgı yanlızca görecedir.bir şeyi uygulayanın kafasında çakan her şimşek dinleyiciye tam olarak anlatılamaz.
ELEŞTİRİ
1-eleştiri, modern yazarların alışkanlıgından başka birşey degildir.
2-bizi en sert eleştiren kimdir? ümitsizlige ugramış bir meraklı.
ROMAN
1-roman;bize olabilir olayları imkansız yada neredeyse imkansız şartlar altında gerçek diye sunan tür.
2-romanda öncellikle zihniyetler ve olaylar tanıtılmalı;dramda, karakterler ve eylemler.roman yavaş ilerlemek zorundadır ama figürün düşünceleri ise ne tarzda olursa olsun bütün gelişimde öne geçmesini engellemek zorundadır.
MASAL
1-masalın bir hakikat yanı vardır ve olmalıdır da, aksi halde o masal degildir.
2-masalın ana karekteri saf özgürlügüdür.
MEKTUP
1-konuşacak olsan, nasıl konuşurduysan öyle mektup yaz o zaman güzel yazarsın.
İRONİ
1-O dogrudan ironiyi pek fazla kullanıyor;yani kınanacak şeyi övüyor, övülecek şeyi kınıyor;bu çok ender kullanılması gereken hitabet aracıdır.çünkü sürekli olunca zeki insanları bıktırır, zayıfları yanıltır ve şüphesiz özel bir zeka gösterisi olmadan kendilerini başkalarından daha akıllı gören orta büyük sınıfın hoşuna gider.
SANSUR
1-sansur ve basın özgürlügü hep çarpışmaya devam edecek.sansuru isteyen ve uygulayan daha güçlü olandır.basın özgürlügünü isteyense daha güçsüz olan.biri ne planlarında nede faaliyetinde yüksek sesli, zıt görüşlü bir varlıkla engellenmek istemez, itaat ister;ötekilerse nedenlerini dile getirmek, itaat etmemeyi yasallaştırmak isterler.bakıldıgında bunun her yerde geçerli oldugu görülecektir.
ALGILAMA
1-her çeşit edebiyat ürünün tadına varabilmek için bir alabilme yetenegi gerekir.
EGİLİM
1-insanın kullanmadan ve yararlanmadan doguştan sahip oldugu hiç bir egilim ve yetenek yoktur.
2-bir şeye egilim, o şeyden anlamaktır.
EGİTİM
1-yetenekler şart koşuluyor, onların becerilere dönüştürülmesi gerekir.işte her türlü egitimin amacı budur.
2-insanın egitimi için bir şeyler yapılmak isteniyorsa, onun egitim ve isteklerinin ne yönde olduguna bakılmalıdır.sonra onun bu egilimlerini tatmin edecek, o isteklere ulaşacak duruma getirmek gerekir.böylece insan, yanılacak olursa vaktinde yanılgısını farketsin ve kendine uygun alanı yakalayacak olursa daha bir hevesle ona yapışsın ve daha gayretle kendini yetişdirsin.
3-soylu bir adam yetişmesini dar bir çevreye borçlu olamaz, hem vatan hem dünya onu etkilemelidir, hem üne hem yergiye katlanmayı bilmeli, hem kendini hem başkalarını tam tanımak zorunda olmalı, yanlızlıgın tatlı sarhoşluguna kanmamalı.
4-karşılaştıgımız her şey bizde izler bırakır, her şey farkına varılmadan egitimimize katkıda bulunur;ama bunlarla hesaplaşmak yinede tehlikelidir.
5-tek yanlı egitim egitim degildir.gerçi bir noktadan yola çıkılır ama çeşitli yönlere gitmek gerekir.
6-gerekttiginde okullarımız var, liselerimiz hatta dünyaca ünlü üniversitelerinizde var, ama insanın ve karakterinin gerçek egitimi için kurulmuş hiçbir şeyimiz yok.bu yüzden içimizde çogumuz o kadar karaktersiz.
7-yüz çesit şeyi yarım bilmektense bir şeyi tam bilip uygulamak insanı daha iyi yetiştirir.
8-insanın kendi kendine verebilecegi en muazzam kültür, başkalarının onu aramadıgından emin olmaktır.
9-tek yanlı olmamak için, insanın egilimi olmadıgı şeyide kendine maletmeyi bilmesi gerekir.
10-insan zorunlu oldugu için ( ciddi olarak )en yüksek şeye ulaşmaya çabalıyorsa ve isteyincede ( şaka olsun diye )en aşagı şeye iniyorsaancak o zaman çok yönlüdür.
11-kendi kendisinin efendisi olmak isteyenin, kendine hakim olmayı bilmesi gerekir.
12-bir insanın düşünme ve hissetme tarzı oluşmadan, dış şartlarla durumunda büyük bir degişikligin saglanması kadar onu tehlikeye sokan başka birşey olamaz.
13-asil bir örnek güç işleride kolaylaştırır.
14-hakiki ögrenci bilinenin içinden bilinmeyeni geliştirmeyi ögrenir ve ustaya yaklaşır.
15-dersin yararı çoktur, ama heveslendirmenin de yaptıramayacagı şey yoktur.
16-kendini begenmeyen bir genç kendini nasıl yetiştirebilir? bomboş bir tabiat, hiç olmazsa kendine bir dış görünüş vermeyi becerecektir ve gayretli insanda az sonra kendini dıştan içe dogru yetiştirmeyi bilecektir.
17-şartlar bütün insanları egitir, ne istenirse yapılsın onlar degiştirilemezler.
18-deliler ve akıllılar aynı derecede zararsızdır.yanlız yarı delilerle, yarı akıllılar çok tehlikelidir.
19-kartal havada havaya, zirvede zirveye alışır.
ERDEMLER
1-insan asil olmalı, yardımsever ve iyi, çünkü yanlız bu özellikler onu tanıdıgımız öteki yaratıklardan ayırır.
2-dürüstlük insanı düşüncesiz ve hatta inatçı yapar.
3-alçakgönüllük ve kibir, zekayla ilgili ahlak konularıdır ve vucutla ilgileri yoktur.sınırlı ve zekaca geri kimseler de kibir vardır;zekası parlak ve yetenekli kimselerde ise asla.
4-cömertlik, erkege yakışan bir erdemdir.
5-sabretmeye alıştıysan inan bana çok şey yapmışsın.
6-bilgelik yanlız hakikatledir.
7-çıkar gözetmeyen iyilik, en yüksek ve en güzel faizi getirir.
8-insanı dostça ilgiden daha çok yetiştiren; daha saf ve canlı olarak uyanık tutan ne vardır.
AMAÇ
1-amacı olan kimse araçlarınıda istemeli, ufak tefek tatsızlıkları aşmalı ve kendisi için kişiliginin gücüne güvenecek kadar cömert düşünmelidir.
2-amacına ulaşmak mı istiyorsun? o halde kendi yolunu kesme.
3-daha yüksegine ulaşalım diye, aslında iyice gözümüze kestirdigimiz bir hedeften nasılda saptırırız kendimizi.
4-amacı istemek ve araçları hor görmemek ne kadar güç.
5-kimsenin ugraşısına karışmam ki bende kendi keyfimce yaşayabileyim.
6-mükemmelde oyalanmak güçtür, ileri gidemeyense geriler.
7-erege yaklaştıkça güçlükler büyür.
EKSİK
1-her insanın neyi eksik diye degil hala neyi kaybolmamış diye bak.
ERKEK
1-erkekler kendileriyle hep zıtlık içindedirler.
2-bir erkek her zaman kolay degildir.
3-bir adama deger vermek için onu denemeyi bilmek gerekir.
4-iyi bir karın mı olsun istiyorsun? öyleyse tam bir koca ol.
5-hiçbir erkegin gözü aşagıda olmamalı, yukarı en yüksek kadınlara yönelmeli.
6-iki cinsten herbiri ötekinden kendi başardıgı şeyi ister ve ancak şöyşe memnun olur:"erkek, kadın onun sözünü dinlerse;kadınsa, erkek ona yardım eder, hizmet eder, dikkat eder, kibar olursa.böylece aşkta rolleri degiştirirler, erkek hakim olmak için hizmet eder;kadın hakim olmak için söz dinler.
7-erkekler daha çok tek tek şeyleri, karşılarındaki şeyleri düşünürler ve haklıdırlarda.çünkü iş yapmak, etki etmektir görevleri.buna karşılık kadınlar daha çok hayatta birleştirici olan şeyi düşünürler ve aynı derecede haklıdırlar, çünkü onların kaderi bu ilişkiye baglıdır ve işte bu birleştirici şeyde onlardan beklenmektedir.
ESİRGEMEK
1-halkın içinde yaşıyorsan şuna alış ki; hiç kimse bir başkasını esirgemez.
2-kendini esirgeyen, kendi kendine tekin görünmemeli.
EŞİTLİK
1-eşitlik ve özgürlügü vaad eden yasa koyucular ya devrimciler ya hayalperesttirler yada şarlatan.
ETKİ-İZLENİM
1-kadınlar ilk izlenimlere güvenecek ve bunları cesaretle dile getirecek kadar mutludurlar.
2-ilk izlenim sorunu tuhaf birşeydir. o hep hakikatle yalanın yüksek derecede bir karışımıdır.
3-ne var ki insan belli küstahça bir kibrinden dolayı kendini maddi etkilerden çok manevi etkilere karşı daha emin sanır.
4-en güzel etki, iki benzer ruhun birbirine yaptıgı etkidir.
EV
1-evin kıymeti ancak akşam oldugu zaman anlaşılır.
2-kötü bir ev iyi insanları küçültür.
3-temiz bir eve girmek, isterse zevksiz süslenmiş olsun insana zevk verir; çünkü bize hiç olmazsa bir yanıyla işlenmiş bir insanın varlıgını gösterir.
EVET
1-pek çok şeye katlanmak zorunlulugunu, bir tek 'evet' sözü dogurur.
EVLİLİK
1-anlıyorum ki evlilikte bazen kavga etmek gerekir, çünkü bu sayede insan birbirini tanır.
2-dünyada bu kadar çok hareketli şeyin arasında evliligin sonsuz süreklilige dayanması, onun aksayan bir yanıdır.
3-erkeklerde, kadınlarda yanlızca kasıtlı olarak sadakatsizlik ederler.
EVREN
1-gecenin içinde kalan kimse, alaca karanlıgı gündüz sayar, bulutlu bir günü ise güneşli. ya güneş dogunca ne olur?
GELİŞİM
1-neler degişmedi ki; dünya dönerken kendide ekseni etrafında dönebilene ne mutlu.
2-her ilerleme bir cesaret işidir ve ancak cesaret sayesinde kesin olarak ilerlenir.
3-insan kendinden ve dünyadaki şeylerden biraz olsun emin oluncaya kadar çok gömlek degiştirir.
GENÇLİK
1-gençlik, şarapsız sarhoşluktur.
2-gençlik, yol gösterilmek ihtiyacı duyar.
3-gençlik ve halk hep tehlike ve kargaşalıga koşar.
4-izlenimleri taptaze ve güçlü algılamak, gençligin özenilecek bir mutlulugudur.eleştirici bilgi arttıkça o saf zevklerin kaynagı kurur.
5-insan gençlikte diledigine, ihtiyarlıkta bol bol sahiptir.
6-hatalar zarara dönüşünce, gençlik çok şaşırır;kendini toparlar, pişman oldugunu düşünür. ihtiyarlıkta insan ne şaşırır ne de pişman olur.
7-gençlikte insan ayrıntıyı esas, esası ayrıntı olarak görür; yaşlılıkta tersi olur.
8-bir insan yirmi yaşında genç degilse, kırkında nasıl olsun?
9-insan gençken hiçbirşeyde tam degildir.
10-hiçbir gençlik hatasını ihtiyarlıga taşımamalı, çünkü yaşlılıgın zaten kendi kusurları vardır.
11-kan akrabalıgı gibi gençlik arkadaşlıklarıda şu önemli özellige sahiptir; ne çeşit olursa olsun yanılmalar ve anlaşmazlıklar onlara temelden zarar vermezler ve bir zaman sonra eski ilişkiler yeniden canlanır.
12-gençlik izlenimleri en küçük ayrıntılarına kadar silinmez.
FELSEFE
1-yakından incelenirse her türlü felsefe anlamsız dilde insan aklından başka bir şey degildir.
2-felsefe, aklın sınırlarına işaret eder ve onları sözle çözmeye çalışır.
3-çok iyi biliyorum ki körler daha iyi hisseder, sagırlar daha iyi görürler.ama halk hangi organıyla felsefe yapar ki?
4-toplumun içinde felsefe yapmak, çözümü olmayan problemler üzerinde hararetle sohbet etmek demektir.
5-felsefe yapan kimse kendinden önceki dünyanın ve kendi kuşagının tasarım biçimleriyle uyuşmuyor demektir.
6-insanları zihniyetler birleştirir, düşünceler ayırır.
7-eklektik bir felsefe yoktur, olsa olsa eklektik filozoflar vardır.
8-mistisizm, gönlün skolastigi, duygunun diyalektigidir.
9-eleştirici bir idealist felsefeye şükran duyuyorum;dikkatimi kendi üstüme yöneltmemi sagladı, bu çok büyük bir kazançtır, ama bu felsefe nesneye hiç ulaşamıyor.nesneyi genel insan aklının yaptıgı gibi kabullenmeliyiz ki ona karşı degişmeyen bir ilişki içinde hayatın tadını çıkarabilelim.
10-diyalektik, insana nesnelerin farkını tanımayı ögrensin diye verilmiş olan karşı çıkma ruhunun ögretimidir.
11-hep bütün olana dogru çabala ve eger kendin bir bütün olamıyorsan, hizmet eden bir üye olarak bütüne katıl.
12-ciddi bir şekilde kendi derinliklerine inen bir kimse kendinin hep yarım oldugunu görecektir;daha sonra kendini bütüne tamamlamak için ister bir kıza, ister dünyaya el atsın farketmez.
GERÇEK-GERÇEKLİK
1-ideal olanda coşku, gerçek olanda tutarlılık önemlidir.
GİYİM
1-kıyafetin renginden insanın düşünce tarzı, biçimindende yaşayış tarzı anlaşılır.
2-yaşlı adama ne düşünce biçiminde, ne de kıyafette modaya uymak yakışır.
3-gözlük kullanan, kendini oldugundan daha akıllı sayar, çünkü onun dış duyusu bunun sonucu iç yargılama gücüyle denge durumunun dışına çıkmıştır;kendi hakiki iç varlıklarını bu dışardan eklenmiş sahte varlıkla bir dereceye kadar dengeleyebilmek için oldukça yüksek bir kültür gerekir ki bunuda ancak kusursuz kişiler becerebilir.gözlük kullandıkça başka bir insan oluyorum ve kendimi hiç begenmiyorum.
GİZLEMEK
1-tutkularını, egilimlerini, niyetlerini ve planlarını gizlemeyi bilmeyen, dünyada hiçbir şeye ulaşamadıgı gibi köşe bucak rahatsız edilir ve alaya alınır.
2-sonuna kadar soyulmak istemiyorsan, altınını, kaçışını, inancını sakla.
GOETHE
1-yeryüzünde benim için zaralı ve öldürücü olabilecek şeyler arasında kızgınlık en sonuncusudur.
2-ah, ben yanlız oldugum zamanlar çok konuşkan bir insanım.
3-aşk bana herşeyi veriyor, onun olmadıgı yerde havada su döver gibiyim.
4-iyi degilim...çünkü ne aşıgım ne de kimse bana aşık.
5-kendini, çıkarını düşünmemek, hele aşkta ve dostlukta! bu en yüksek zevkim, ilkem ve uygulamam olmuştur.
6-artık bir şeyler yaratmak ve kafamı tam olarak işletmekten başka bir şey istemiyorum.gençligimden beri bu dertten çekerim.allah verede kurtulsam !
7-herşeyin tat vermesini istiyorum, yanlızca herşeyin yararlı olmasına bakıyorum ve bunuda başarıyorum.
8-gördügüm, duydugum ne varsa hepsini topladım ve degerlendirdim.eserlerim çeşitli binlerce insanla beslendi;cahiller, bilgeler, kafalı adamlar, aptal kafalar, çocuklar, yaşlılar hepsi bana gelip düşüncelerini, yeteneklerini, umutlarını,
varlık biçimlerini sundular;çogu zaman başkalrının ektigi yerden ürün topşadım.eserim, derleyen birinin eseridir ve adıda Goethe'dir.
9-insan, dunyanın hoşuna gidecek bir şey yaptımı o zaman dünya böyle bir şeyi ikinci bir kez yapmamız için elinden geleni yapar.
10-yinede felsefe beni hiçbir zaman bir türlü aydınlatamadı.
11-iyice bilincindeyim ki benim bütün kültürüm uygulamalı olmak zorundadır.
12-benimkiler popüler olamaz, bunu düşünen ve buna çabalayan yanılıyor.onlar yıgın için degil, tek tek insanlar için yazılmıştır.benzer birşey isteyen, arayan ve aynı yönlerde bulunan insanlar için.
13-dünyanın yaradılışı konusunda tam inanabilecegim bir dini açıklama tarzı bulamadım.
14-meslegimde yazar olmak, büyük yıgın ne istiyor, herkese nasıl yaralı olurum diye hiç sormamışımdır.hep amacım kendimi daha kavrayışlı ve daha iyi hale getirmek kişiligimin özünü yükseltmek, sonra iyi ve dogru bildigim şeyleri dile getirmek olmuştur.
15-ben ne akşamları nede geceleri çalışmışımdır, yanlızca sabahları;günün kaymagını o zaman alırdım, çünkü geri kalan zaman peynirleşebilirdi.
GÖRÜNMEK
1-öyleyse bırak, birşey oluncaya kadar öyle görüneyim.
GÖZYAŞI
1-gözyaşı olanlara ne mutlu.
GÜÇ-KUVVET
1-bir kuvvet ötekine egemen olur, ama hiçbiri ötekini oluşturamaz.
2-hiç kimse denemeden gücünün neye yettigini bilmez.
GÜZELLİK
1-güzelligin de, egilimin de degeri kaybolur, yanlız altının degeri durur.
2-güzellik, her yerde aranan bir konuktur.
3-güzellik, görünüşten kaynaklanır, o bir görünüştür vesanatın en yüksek amacı olarak sayılmaz.yanlızca tamamiyle karakteristik olan, güzel sayılmayı hakeder, karaktersiz hiç bir güzellik olmaz.
4-güzelligi ve düşünceyi uzak tutmak gerekir, eger onun uşagı olunmak istenmiyorsa.
5-yalın güzeli, güzelden anlayan degerlendirir;süslü ise yıgına seslenir.
HAKİKAT
1-iki zıt görüşün ortasında hakikat yer alır.
2-hakikat insana aittir, yanılgı ise zamana.
3-hakikat tanrıya benzer;dogrudan dogruya görünmez, onu belirtilerinden tahmin etmek zorundayız.
4-hiçbir şey dogru gibi büyük olamaz ve en küçük hakikat bile büyüktür.
5-kendine ve başkalarına karşı dogru olan ve dogru kalan kimse en büyük kabiliyetlerin en güzel özelligine sahiptir.
HAKSIZLIK
1-birbirinizle tartıştıgınızı sanıyorsunuz ve karşılıklı haksızlık hissediyorsunuz.
2-karşılaştıgın hakksızlık için, hiçbir insan dönüp bakmaz.
HALK
1-degişiklige böylesine aç olan, ama kendisini ıslah etsede yolundan kıpırdatıcak olan, yeni şeyden nefret eden halk bunu anlamayacaktır.
2-tabii ben, yagmacılık, cinayet ve kundakçılıga çıkan ve sahte kamu selameti kalkanı arasında en adi bencil amaçlarını gözönünde tutan devrimci halkın dostu degilim.
3-neye mi izin veririm? yıgın vurucu olmalı, o zaman saygı degerdir;hüküm vermeyi hiç beceremiyor da!
4-yıgın belirsiz bir ruhla sallanır;sonrada akıntı ne yanaysa onun peşinden gider.
5-yıgını etkiliyecek şeyin esaslı bir özü olmalı.
6-harekete geçirilmiş bir yıgını yeniden sukunete ulaştırmak ne güçtür!
7-iyi bilirim, büyük yıgın yargılarla yönetilir.ne yazıkki pek çok kimse o büyük yıgına dahildir.
8-halka etki etmek isteyen, belli şeyleri ona tekrarlayıp durmalı ve deli dolu görüş açılarını tekrar düzeltmeli.
9-yıgının lütfunu sonuna kadar elinde tutmak imkansızdır.
HASTALIK
1-insan fizik ve moral durumunu düşününce genellikle kendini hasta bulur.
2-mutlu ve neşelisiniz; bir şaka sizi nasıl yaralasın? ama hasta insan, en hafif dokunmadan bile acı duyar.
HATA - EKSİKLİK(KUSUR)
1-insan, eksikliklerinin yüzüne vurulmsına o yüzden cezalandırılmasına izin verir, onların hatırına bazı şeylere sabırla katlanır, ama bunlardan vazgeçmesi istendimi sabrı taşar.
2-senin kendini aşmanı saglayan şey yanlızca kusurdur.
3-eksiligin ortaya çıkamsıyla, insanın kendini sınırlaması gerçekleşiverir.
4-dünyada şunu farketmek hiç de güç degil;insan başkalrının eksikliklerini gözünün önüne getiripte bunları rahatça yermeye koyulunca, kendi suçlarıdan kendini kolayca arınmış hissediyor.
5-yaradılıştan sahip olupta, erdeme dönüşmeyecek hiçbir kusurumuz, kusura dönüşmeyecek hiçbir erdemimiz yoktur.
HAYAL GÜCÜ
1-şimde yine özgür hayal gücüne geri döndüm.bu bizim gene en sonunda kendimizi en iyi hissettigimiz alandır.
2-incelemeye hayal gücü katılır;önce taklit ederek, nesneleri tekrarlayarak sonra kavranan şeyi canlandırmakla, geliştirmekle, degiştirmekle yaratıcıdır.
3-en korkuncu, düz ayak beceriksiz insanların hayalperest insanlarla arkadaş olmasıdır.
4-ne kadar küçüksen, o kadar büyük hayalperestsin.
HAYAT>
1-akıl zirvesinden aşagıya bakıldıgında, bütün hayat berbat bir hastalık gibi görünür, dünya ise tam bir tımarhane.
2-bir genç insana yapılabilecek en büyük iyilik, onu hayatın çizgisine vakitlice oturtmaktır.
3-hayat bize her adımda dogru yolu gösterir.
4-hayata inan! o, hatipten ve kitaptan daha iyi ögretir.
5-insan hayata yaranmaya çalışır ama hayat ona yaranmaya çalışmaz.
6-hayat herkese ne oldugunu ögretir.
7-hayatın biçim kazansın, düşüncen hayat, canlandırıcı gücün hep yetiştirici güç olsun.
8-şüphesiz azap dolu bir hayatı metanetle sürdürmektense ölmek daha kolaydır.
9-varolmak bir ödevdir, isterse bir dakikalık olsun.
10-hayat bir koz oyunudur: insan ne kadar yol alırsa kimsenin hoşlanmadıgı amaca o kadar erken varır.
11-bu hayat... ruhumuz için çok kısa;ispat şu, her insan, en degersizide, en yüksegide, en beceriksizide, en saygın olanıda her şeyden bıkar, yanlız yaşamaktan bıkmaz ve kimse özlemle yola çıktıgı amacına ulaşamaz.
12-sen sen ol hayatta hiçbir şeyi ihmal etme;hayatın iş üsütne iş olsun!
13-kendine iyi bir hayat mı kurmak istiyorsun?
geçmişi hiç dert etmiyeceksin,
kendini hep yeni dogmuş sayacaksın,
hergün ne istedigini sana söyliyecektir.
kendi işinden zevk alacaksın,
başkalarının yaptıgına deger vereceksin.
en küçük şey senin canını sıkmak ister,
sense hep günü gün edeceksin,
en öemlisi kimseden nefret etmiyeceksin
ve yarını tanrıya bırakacaksın.
ACI
1-katlanılmış acıların anısı bir zevktir.
2-yardıma çagırdıgım şey acılardır;çünkü onlar dosttur ve iyi ögüt verirler.
3-kendi acımız bize başkalarınkini bölüşmeyi ögretir.
4-hiç kimse acı çekenlerle yakın ilişki kurmaya kolay kolay yanaşmaz.
5-insan yanlız kendisine acı çektirenleri tanır.
6-sabahları en akıllı ve en tedbirliyizdir, çünkü pasifte olsa tedbir akıllılıktır.budalalıgın tedbirden haberi yoktur.
7-her zamanın derdi başkadır.
8-dert, anahtar deliginden bile girer.
9-her insan bütün ana noktalarda kendi başının çaresine bakmak zorunda oldugundan, ne başkasının iç sorunlarına ve nede başka insanları özellikle ilgilendiren şeylere karışım.
AÇIK
1-berraklık anlayışı getirir, anlayış ise tolerans saglar.
AÇLIK
1-açlık en akıllı balıkları bile oltaya getirir.
2-aşagı düzeydeki yaratıkların zekasını açlık keskinleştirir, tok bir hayvan korkunç derecede aptaldır.
3-açlık nasıl en iyi baharatsa, yorgunlukta en iyi uyku hapıdır.
AHENK - UYUM
1-insanların bize uyum saglamalarını beklemek büyük bir deliliktir.ben bunu hiç yapmadım, insanı hep incelemeye ve özelliklerini tanımaya çalıştıgım bir birey olarak gördüm, ama sempati beklemedim.çeşitli karakterler hakkında bilgi ve hayatta gerekli beceriklilikte yanlızca böyle elde edilebilir.
2-ruhların gerçek uyumu halinde insanlar birbirlerine durmadan yaklaşırlar; görünürde birbirlerinden uzaklaşsalar bile.
3-önce kendimizle uyum içinde olalım ki dışarıdan karşımıza çıkan uyumsuzlukları tamamıyla ortadan kaldırmasak bile hiç olmazsa biraz dengeleyecek durumda olalım.
4-gençlikte insan bir uzlaşma ve anlaşma imkanına inanır, ama yaşlanınca bunun bir yanılgı oldugunu anlar ve kendine benzemeyenleri ve hitap etmeyenleri kendinden uzak tutar.
5-insan varlıgının bütün belirtilerini, duyusallıgı, aklı, hayal gücünü ve anlama kabiliyetini bu özelliklerden hangisi onda hakim olursa olsun kesin birlik halinde geliştirmek gerektigine inanmayanlar, sevimsiz bir sınırlılık içinde kıvranıp duracak ve asla anlamayacaklar, acaba neden bu kadar çok inatçı düşmanları oluyor ve hatta bazen kendisiyle bile ters düşebiliyor.
6-insan davranışlarında denge ne yazık ki yanlızca zıtlıklar sayesinde saglanabilir.
7-daima degersiz, adi ne varsa hepsinden uzak durmalı kendine ve başkalarına özen göstermeyi hiç unutmamalı, kendinin hiçbir şeyini affetmemeli, başkalrının ne hakkını yemeli nede onları şımartmalı, hiçbir şeyle duygulanmayıp, hiçbir şeyle çoşmamalı, aceleci olamamalı, her an kendine egemen olmayı bilmeli ve böylece içinde istedigin kadar fırtınalar essin kendi dış dengeni ayakta tutabilmelisin.
8-her sınıfta soylu adam kimdir? çıkarı ne olursa olsun hep dengeye egilimli olandır.
AHLAK
1-ahkalhın ana temeli iyi niyettir ki, o da tabiatı gergi yanlızca dogruya yönelik olabilir.
2-ahlaki olan şey, coşkun olan gibi insanı hep ciddileştirir.
3-ahlaki olmaya son vermem gerektigi yerde otoritem yoktur.
4-ahlak davranışlarını yargılamaya gelince; bu konuda kesin ölçüyü herkesin kendi vicdanı verir ve bu ölçüyü kendine degil başkasına uygulamak herkesin rahatına gelir.
5-kültürlü insanların ahlak çıkmazlarında yardımcı olmak, kültürsüzlere yardımcı olamktan daha güçtür.
ANNE, BABA VE AİLE
1-babalık bütnüyle yanlızca inanmış olmaya baglıdır, inanmışım öyleyse babayım.
2-eskiyi bizim üstümüzde görmek isteriz ama bizden sonraki kuşagı degil.
3-baba erdemlerini kabul etmedigi ve hatalarına sevindigi ogluna karşı bir çeşit despot ilişki içindedir.bu yüzden eskiler derlermiş ki kahramanların ogulları haylaz olur.
4-Fransızcada bir atasözü vardır;kaynana, hamuru şekerdende olsa yinede tadı acıdır.
5-beni köpekle bir tutan türk'le, beni domuz sayan yahudinin, benimle kardeş olmaktan sevinç duyacakları günü düşünmek ne zevk..
AKIL
1-zeka ve akıl formel bir servettir; özü malzemeyi veren kalptir.
2-zekanın ışıgına herzaman ulaşabiliriz ama gönül zenginligini bize kimse veremez.
3-dünyayı tanıyanalar demişlerdir ki; arkasında korkunun gizlendigi akıllıgı kimse yenemez.
4-yaşlandıgın gibi akıllan.
5-hayatta önemli olan insanın insanı tanıması degildir, o anda çevresinde bulunanlardan daha akıllı olmasıdır. bütün panayır ve pazar çıgırtkanları buna en iyi örnektir.
6-bir tek, insanın akıllı ve zengin olması için birşeyler gerekli, çogunluklada başkalarının zararına olarak.
7-bir insanın akıllanma yetenegi varsa hayattan sonra tarihten ders almalı.
8-insan bir parçacacık daha iyi yaşardı eger sen ( ey tanrı ) ona cennet ışıgının görüntüsünü vermeseydin!
9-ona akıl diyor ve yanlızca hayvandan daha hayvan olmak için kullanıyor.
10-akıl, en az özgürlüge izin verir ve despottur.
11-akıllı insanlar çok şey yapabilir.
12-tanrı ise ölüde degil canlıda etkindir; oluşmakta olanda ve degişendedir, olup bitmiş ve katılaşmışta degil. bu nedenle akılda tanrısala olan egilimiyle, hep oluşanla, canlıyla ilgilidir; zeka ise olmuş, katılaşmış olanla ilgilidir ki onlardan yararlansın.
13-akıl, oluşmakta olana, zeka olmuş olana baglıdır; biri "niçinle" ilgilenmez, beriki "neden" diye sormaz. akıl gelişimden hoşlanır, zeka ise yararlanmak için sıkı tutmak ister.
14-yanlız akıllı adam düşünebilen, herşeyi açık seçik kendine mal etmeye ve esrarengiz durumları bile kavranır hale getirmek üzere çözmeye çalışır.
15-insan düşündügü şeyi sonuna kadar düşünemedigi için düşünür aslında.
16-insan bir şey üzerine bir gün düşündügü gibi başka bir gün düşünmez.
17-bu sebeple bize atalarımızın yaptıgından başka türlü birşey yapmak kalmıyor; düşünmeden iş yapmamak ve incelememek, iş yapmadan ve incelemeden düşünmemek, hatta bütün tabiatımızın bütün yetenekleriyle birarada ve tek tek elden geldigince etkin olmasına kendimizi alıştırmak.
18-biz yanlızca sinir dügümlerini, beyin dügümlerini biliyoruz.beynin niteligi hakkında hiçbir şey bilmiyoruz; öyleyse Tanrıyı ne biliyoruz.
19-şuna inanıyorum ki bir dehanın deha olarak yaptıgı ne varsa bilinçsizce olur. dahi insan akıllıca ve düşünüp taşınarak, kannat getirerekte davranır, ama bütün bunlar sadece yanı sıra olur... "bir çagın kendisi ne kadar dehaya birey o ölçüde desdeklenir."
20-her büyük dehanın kendi gidişi, kendi ifadesi, kendi tonu, kendi sistemi ve hatta kendi kıyafeti vardır.
21-dehadan beklenen ilk ve son şey hakikat aşkıdır.
22-insan gün be gün daha akıllanıyor.
23-insan düşünür, zorunluluk ve akıl yön verir...
24-zorunlulugun büyügü insanı yüceltir, küçügü alçaltır.
25-zorunluluk en iyi akıl hocasıdır.
26-zeka ve rastlantının yeniden düzeltmedigi hiçbir akılsız iş yoktur; akılsızlık ve rastlantının yoldan çıkartmadıgı hiçbir akıllı iş yoktur.
ALIŞKANLIKLAR
1-eski bir alışkanlık kolay bırakılamaz ve erken yöneldigimiz yollardan bir süre sapılır ama o yollar tamamıyla terkedilmez.
2-eski alışkanlıklara dönmek ve aşırılıkları kendiliginden dengelemek insan tabiatına özgüdür.
3-insanın bütün rahatlıgı alışkanlıklarda gizlidir; alıştıgımız hoş olmayan birşeyi bile kaybetmekten korkarız.
4-sigara içmek aptallaştırır, düşünemiyecek, şiir yazamayacak hale getirir. O, avarelerin işidir, can sıkıntısı çeken hayatlarının 1/3'nü uyku, 1/3!nü yeme içme ve başka gerekli yada gereksiz şeylerle çarçur eden ve hayat kısa deseler bile geri kalan üçtebiri ile ne yapacagını bilmeyenler içindir. böyle tembel Türkler için çubuklarla haşır neşir olmak havaya üfledikleri duman bulutunu rahat rahat seyretmek onlara saatler geçirttigi için espirili bir eglencedir.
5-şarap bizi yükseltir, efendi yapar ve köleleşmiş dileri çözer.
6-dile ve damaga karşı, gözün yargıçlıgı kötüdür.
ARAŞTIRICI
1-her araştırıcı kendini bir jüri üyesi gibi görmek zorundadır.
2-şu soru daima ortaya çıkacaktır: hem büyük bir araştırmacı ve gözlemci, hemde önemli bir genellemeci ve özetleyici olmak mümkünmüdür?
3-düşünen insanın en güzel mutlulugu, araştırılabilir olanı araştırmış olmak ve araştırılmayana rahatça saygı duymaktır.
4-insan kavranamaz olanın kavranabilirligine inancını inatla korumalı, aksi halde araştıramazdı.
5-keşifte bulunmak için şans gerekir, icat etmek için ise kafa ama her iki işde bu şeyden vazgeçemez.
6-keşfetmek denen şeyin ilk farkedilişindeki sevincimizi kimse engelleyemez. ama bu işten bir şeref beklersek başımıza çok dert olur; çünkü çogu kez biz ilk keşfeden degiliz.
ARKADAŞLIK
1-insanın dostlarına yardım etmesine yarayan, şıkırdıyan para dışında da bir şeyleri vardır henüz.
2-eski dostları tekrar görmemeli, artık onlarla anlaşma olmuyor, herkes başka bir dil kullanmış oluyor. iç kültürünü ciddiye alan kimse kendini bundan korumalı; çünkü oratya çıkacak ahenksizlik bizi bizi rahatsız edecektir ve o eski ilişkinin temiz yüzü bulunucaktır.
3-büyük adamın dostları olabilir ama kendisi dost olamaz.
4-insan aynı zihniyette bir arkadaşı aracılıgıyla ögrendigi şeyi sanki kendi yaşamış gibi olur.
5-yanında eleştirici bir dost varsa insan çok daha çabuk ilerler.
6-bir dostta yanılmak, dostlarını yanıltmaktan iyidir
7-dostlukta katıksız tat ve hakiki yarar yanlızca karşılıklı olabilir.
8-bir dostla kavga etmenin bazen tatlı bir yanı vardır. hoş bir biçimde duyarız ki iki ayrı kişiyiz ve yinede ayrılamıyoruz.
9-kadın arkadaşlar iki sınıfa ayrılır: uzaktan etkisi sürenler ve yanlızca yanımızdayken birşeyler ifade edenler. ilk saydıklarımla çogu zaman içimden uzun uzun sohbet ederim, ikinciler karşımda degillerse benim için birer hiçtirler.
10-bir dostluk ilişkisi kurmak ve korumak için en emin çare bence karşılıklı olarak birbirine ne yaptıgını anlatmaktır.
11-arkadaşlık yanlızca uygulamada ortaya çıkar ve uygulamada süreklilik kazanır. sempati hatta sevgi filan arkadaşlık için şart degildir. hakiki, faal, verimli arkadaşlık hayatta eşit adımlarla ilerlemek, birbirimizin amaçlarını kabullenmek ve düşünce yada hayat tarzı farklılıkları ne olursa olsun şaşmadan birlikte ilerlemekten ibarettir.
12-yanlız biz yoksullara, az şeyi olanlara yada hiçbir şeyi olmayanlara, dostlugun mutlulugunu bol bol tatmak nasip edilmiştir.
13-yeterince dikkatli olupta arkadaşlarımızın yanlızca bize uyan yanlarıyla ilgilensek ve varlıklarının geri kalan yanlarıyla ugraşmasak dostluklar çok daha dayanıklı ve daha çok sürekliligini korurdu.
14-dostça gönül almalar, verenin kibriyle bizi küçülten o göz alıcı armaganlardan bin kat daha degerlidir.
15-insanlara gelince, onlardan teşekkür beklemeden elinden gelen iyiligi yap, bazı tek tük can sıkıcılıklar olursa da genelde hep iyi ilişkiler kalır.
16-şüphesiz bütün daha önceki eski ilişkilerimiz hep en iyileridir, çünkü yenilerin onlara benzeyabilmek için belli bir yaşı doldurması gerekir.
17-yenik düşen akıllıysa eger, yenenle arkadaş olur. büyük bir adamın dostlugunu kazanmak için insan neler yapmaz ki!
18-bilinen şeyler hakkında tam anlaştıktan sonra bilinmeyene dogru beraberce ilerlenebilir.

#2872

 
© 2015
AŞK