Sevgi Sitesi

Sizin İçin Seçtiklerimiz

Tüm
İçeriklerimiz

İmmanuel Kant Sözleri

Zaman, sessiz bir testeredir.

Böcek olmayı kabul edenler, ayaklar altında kalıp ezilmekten yakınmamalıdır.

Öyle davran ki, davranışların genel kural haline gelsin.

Başkalarının yaptığı hatalardan dolayı öfkelenirseniz, onları değil kendinizi cezalandırmış olursunuz.

Ne var ki her yandan «düşünmeyin! aklınızı kullanmayın! » diye bağırıldığını işitiyorum. Subay, Düşünme, eğitimini yap! », maliyeci düşünme, vergini öde! , din adamı düşünme, inan! diyorlar.

İnanca yer açmak için bilgiyi bir kenara bıraktım.

Bütün sahip olduğumuz bilginin tecrübe ile başladığına şüphe yoktur.

Aydınlanmanın şiarı şudur: Sapere aude! Kendi aklını kullanma cesareti göster!

Aydınlanma; kişinin kendi aklını kullanmaya cüret etmesidir.

Başkalarını kendi amaçlarını gerçekleştirmek için araç olarak görme.

İnsanın yaratıldığı böyle yamuk odundan düzgün hiçbir şey yapılamaz.

İki büyük alem beni kendine hayran bırakıyor: Üstümdeki yıldızlı kainat ve içimdeki vicdan.

Uçarken havayı kesen ve onun direncini hisseden kuş, bunu havasız yerde daha iyi yapabileceği kanısına kapılabilir.

Aklımda merak, şüphe ve saygı uyandıran iki şey vardır: Üzerimde yıldız gibi parlayan cennet ve içimdeki ahlak yasası.

Bilgi deneyle başlar ama deneyden doğmaz.

Hayatın çeşitli güçlüklerine karşı üç şey hediye edilmiştir. Ümit uyku ve gülmek.

İki şey var ki, ruhumu hep yeni, hep artan bir hayranlık ve müthiş bir saygıyla dolduruyor: Üzerimdeki yıldızlı gökyüzü ve vicdanımdaki ahlak yasası.

Savaş ulusların hayvanca var oluş durumudur; barış ise insanca var oluş durumu.

Her ne kadar inanmasam da bir tanrının varlığını kabul etmek gerekir.

İnsanlar ışığı görmez, ışıkla görür.

Dogmalar ve kurallar, insanın doğal yetilerinin akla uygun kullanılışının ya da daha doğru bir deyişle kötüye kullanılmasının bu mekanik araçları, erginleşme ve olgunlaşma için sürekli bir ayakbağı olurlar.

Bizler sırlarla dolu bir evrende bir rüyanın rüyasını görmekteyiz. Gerçekte bildiğimiz hiçbir şey yoktur. Bildiğimizi sandığımız şey sadece olaylardır. O olaylar ki, bilmediğimiz bir objeyle asla bilemeyeceğimiz bir süjenin birbirlerine olan ilgisinden doğmuştur.

Şüphesiz bizim bildiğimiz şekliyle dünya görünüştür, ama sadece yanılsama değildir, çünkü bu görünüşün biçimleri evrensel ve zorunludur. Yapısı bizimkiler gibi olan bütün zihinler için geçerlidir. Sadece bir bireyin zihninin uyduruk hayalleri değildir; oysa yanılsâma olmak için böyle olması gerekir. Onun için bu görünüş dünyasının bize göre gerçeklik olduğunu söyleyebiliriz. ama gerçekliği kendinde olduğu şekliyle bilmenin bizim için mümkün olduğunu sanıyorsak, kendimizi aldatıyoruz demektir. Dolayısıyla bilgi deney dünyasındâ kalmalıdır . Bunun önüne geçilemez. Dünyanın kendi iç geçekliğine nüfuz edemez. Zihinlerimizin yapısından dolayı o gerçeklik ebediyen bilgimiz dışında kalacaktır.

#545

 
© 2015
AŞK